ERDOĞAN'DAN ÖĞRETMENLERE MÜJDE

Okuduğunuz haber
AYDOĞAN’DAN ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

İZMİR'DE KORKUTAN DEPREM

Anasayfa   /    Güncel    /    AYDOĞAN’DAN ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

AYDOĞAN’DAN ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Eğitim İş Denizli Şube Başkanı Namık Kemal AYDOĞAN bugün 18:00 de Gıcık Radyo www.gicikradyo.com da Bay Gıcık'ın canlı yayın konuğu olarak 2023 Eğitim Vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

GÜNCEL      25 Ekim 2018 - 23:01     0

AYDOĞAN’DAN ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Aydoğan ; '' Bakanlık yerine Saray’da açıklanan program, eğitim alanında yıllardır izlenen politikalarda köklü bir değişikliğe gidilmeyeceğini, eğitimde yaşanan ticarileşme, özelleştirme ve dinselleştirme uygulamalarının hız kesmeden devam edeceğini ortaya koymuştur.

Diyanet, tarikat, cemaat ve vakıfların Milli Eğitim Sistemi’ne dahil edildiği düzenlemeler iptal edilmeden Ziya Selçuk’un gereken reformları gerçekleştiremeyeceğini söylemiştik.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “FETÖ eğitim sisteminin eksikliklerini kullanarak toplumumuzu sinsice ele geçirmeye çalıştı” derken, hazırlanan programda bu konuya değinilmemesi aksine sivil toplum örgütleri ile işbirliğine devam edileceğinin belirtilmesi dikkat çekicidir. Devletin asli görevlerinin başında gelen eğitimi, cemaatlerin kontrolüne vermemesi gerektiğini öğrenmeniz için acaba kaç defa “kandırılmak” gerekiyor?

Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere; hiçbir dernek, vakıf, cemaat, tarikat Milli Eğitim Sistemine ortak edilmemeli. Kimse Türkiye’nin geleceği olan yavrularımız üzerinden siyasi çıkarlarını şekillendirememelidir. Bir milyona yakın öğretmeni bulunan Milli Eğitim Bakanlığı’nın “değerler eğitimi” adı altında STK’lara ihtiyacı olmadığı gibi okul öncesi eğitimi de Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretme hakkı, hukukta da Anayasa’da da yoktur.

Eğitimi devletin sırtında bir yük olarak gören AKP, eğitim kurumlarını birer “ticarethane”, öğrenci ve velileri ise “müşteri” durumuna düşürmektedir.

2023 Eğitim Vizyonu’nda “Okulların Finansmanı” başlığı altında yer alan;

“Özel sektör ve sivil toplum iş birlikleriyle eğitim kurumlarının finansmanına destek sağlanacaktır.”

“Okul Aile Birliği gelirleri yeni bir yapıya kavuşturulacaktır.”

“Eğitime ve okullarımıza bağış yapacak kişilerin farklı miktar, tema ve yöntemle bağış yapabilmesi için il ve bakanlık düzeyinde bir yapı kurulacak, mevzuat, yazılım ve erişim düzenlemeleri yapılacaktır.” ifadeleri eğitimin finansmanının yine hayırseverlere ve velilere yükleneceğinin göstergesidir. Kaldı ki sanayi ile işbirliği adı altında öğrencisi ve öğretmeni ile aktif çalışan meslek liselerimizin sanayi kuruluşlarına devredilerek özel okullara dönüştürülmesi, kadrolarının tasfiye edilmesi kabul edilemez.

Daha dün okulların pansiyon ücretlerine yüzde 16.2 zam yapıldığı haberi basına yansımışken, programda “Pansiyon hizmetleri tüm çocuklarımıza ücretsiz sunulacaktır” denilmesi “Vizyon programını hazırlayanlarla, MEB’i yönetenler farklı kişiler mi?” sorusunu aklımıza getirmektedir.

Cumhurbaşkanı ve Sayın Bakan ehliyet ve liyakat vurgusu yaparken her kademeye atamanın sözlü sınava dayandıranların, her kademe yöneticilikte tavsiyelerin aynı kadrolar tarafından yapıldığı unutmuş değiliz. Kaldı ki ehliyet ve liyakat denilirken son aylarda bakan yardımcılıklarına, genel müdürlüklere ve son olarak Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’na atananların eğitimci olmadıklarını hatırlatmak isteriz.

Bu girişimlerin hepsi eğitimi bir "hak" olmaktan çıkartacak ve seçkinlerin hizmetinde ayrıcalıklı bir yere oturtacaktır. Oysa eğitim evrensel bir insan hakkı olması nedeniyle Anayasada da ifadesini bulduğu şekilde "parasız" olmalıdır.

Programda, "... ikili eğitime son verme hedefi" diğer programlarda olduğu gibi tekrar edilmiştir. Ancak bilindiği gibi AKP iktidarında tekli eğitim yapan okullar bile ikili eğitime geçmiş; okul binaları hem içeriden tuğlalarla bölünmüş ve hem de okul bahçeleri küçültülmüş, eğitim sistemi işlevsiz hale getirilmiştir.

Beklentimiz sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğin kaldırılması, 3600 ek göstergenin getirilmesiydi. Ancak sözleşme süresinin 4+2’den 3+1’e indirilmesi hiçbir anlam taşımadığı halde müjde gibi yansıtılmıştır. Yine orta öğretimde ders sayılarının azaltılması büyük bir norm sorunu yaratacaktır.

Öğretmenlik Meslek Kanunun yıllardır olması istenmektedir ancak Meslek Kanunu hayata geçirilirken iş güvencesinin korunması ve çalışanların performans türü uygulamaya maruz bırakılmaması önemlidir.

Öğretmenliğe kabulde uygulanan ve eğitim fakülteleri tarafından verilen pedagojik formasyon şartının kaldırılması ve MEB bünyesinde verilecek olması yeni bir yandaş kayırma formülü yaratıldığına dair kaygılarımızı arttırmıştır.

    VİZYON BELGESİNE DAİR

  • Bu belgede başta öğretmenler olmak üzere kamu çalışanlarının 3600 ek gösterge beklentilerine yer verilmemiştir.
  • Atama yönetmeliğindeki adaletsizlikler devam etmekte, vizyon belgesinde buna ilişkin bir çözüm yer almamaktadır.
  • Liyakat sistemine değinmiş olmaları güzel bir durum ancak bu konuda güven sorunu hala devam etmektedir. Ayrıca profesyonel yönetici kadrolarının nasıl uygulanacağı yine merak konusudur.
  • Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamaları ne acıdır ki devam etmektedir. Bu uygulamadan vazgeçilmesi gerekiyordu. Bu konuda teşvik ve hizmet puanı uygulaması doğru bir çözüm yöntemdir. Mülakat hala bir tehdit olmaya devam etmektedir.
  • Okulların ihtiyaçlarının çözümüne dair bir çözüm bulunmamaktadır. Öğretmen ve idareciler yine para bulmak için itibarsızlaştırıcı yöntemlere itilmektedir. Özel eğitim yine ayrıcalığını korumaktadır.
  • Okul türlerinin özellikle liselerde ihitiyaçlar oranında açılması ve bunun kalıcı hale gelmesine dair bir yapılanmadan söz edilmemiştir.
  • Okula başlama için 72 yaş sınırı doğrudur. Bu karar, bakanlığın 4+4+4 uygulamasının yanlışlığını kabul ettiğinin de bir göstergesidir.
  • Okul öncesi eğitimin zorunlu tutulması doğrudur. Beklenen bir durumdur.
  • Sınav sistemlerine dair net bir çözüm önerisinden bahsedilmemektedir.
  • Sınıfların 40 kişi ile sınırlandırılması bir çözüm değildir. Bu sayı verimli bir ders ortamı için kalabalık bir değerdir.
  • Ders saatlerinin azalması ve ders konularının seyreltilmesi yerinde bir uygulama olacaktır.
  • İkili ve taşımalı eğitime çözüm üretilememiştir. Ekonomik anlamda köylüyü ve üreticiyi güvence altına alacak ve kente göçü önleyecek tedbirler acilen uygulanmalıdır.
  • Mesleki yönlendirmenin 9. Sınıfa alınması çözüm değildir. Bunun için veli ve öğrencinin yetkisi sınırlandırılmalı okul ve öğretmen yönlendirici ve karar verici durumda olmalıdır.
  • Bakanlığın öğretmenlik formasyon eğitimini üniversitelerden alıp tekiline alması bir takım kaygılarımızı artırmaktadır. Bunun yerine öğretmen yetiştirme modelinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
  • Öğretmenlik meslek kanunu elbette iyi olur ancak burada iş güvencesinin tehdit altında tutulması, belediyelerin burada söz sahibi olması kaygı verici bir durumdur.
  • Rehber öğretmenlerini statüsüne dair çözüm yer almamakla birlikte “manevi rehberlik” tehdidi devam etmektedir. Koçluk sistemine yer verilmiş olup bu sistem okyanus ötesinin bir projesi olarak bu belgede yer bulmuştur !
  • Şüphesiz olumlu yönler vardır. Ancak uygulamaya geçmeden bu sistemin olumlu ve olumsuz yönlerini tam olarak göremeyiz. Bir sistemin başarılı olması için bakanlık yaptığının arkasında durmalı, kısa sürede yeniden sil baştan değiştirme yoluna gitmemelidir!

Daha önce defalarca söylediğimiz gibi eğitim sisteminde yıllardır yaşanan sorunların aşılmasının, çocukların nitelikli bir eğitime ulaşabilmesini sağlamak için bugüne kadar izlenen bilimsel olmayan eğitim politikalarını tamamen değiştirmekten geçmektedir. Yaşanan karanlık tablodan çıkışın tek yolu ise eğitimin eşit, parasız, bilimsel, laik ve kamusal niteliğinin arttırılmasıdır.

Eğitim-İş olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bilimsel, laik ve demokratik eğitim mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Ülkemizin geleceğini oluşturacak yeni kuşakların, akıl, bilim ve sanat ortamında barış ve huzur içinde verilen bir eğitim sistemiyle yetiştirilmesi için her türlü dayatmanın karşısında olacağız '' şeklinde konuştu.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

Örnek Resim